37. BÖLÜM : TAKIMLAR LİDERİ DORUK KUZEY

Asil ve Gölge şehrin çıkışına doğru gün doğumunda hızla illerledirler. İp gibi uzanan yolun ikiye ayrılan kısımına geldiklerine durdular.

Dora ve Onur aykırılarından inip birbirlerine baktılar.

Dora içten bir bakışla, “Burada olman beni yanlız olmadığımı hissettirdi!”

Onur da aynı sıcak bakışlarla, “Seni daha önce tanımayı isterdim!” dedi.

“Karışık bir yerde de olsa seni tanıma fırsatını verdi! Hayatta tanıyabilcegim en iyi iki insandan biri de sensin.”

“Doruk’u yanlız aramak istediğine emin misin? Seninle gelip yardım edebilirim.”

“Hayır! Ona çok yaklaştım ve bunu kendim yapabilirim! Birlikte Güney Yarışları’na tekrar döneceğiz.”

“Orada olacağım ve ben kazacağım!” dedi gülümseyerek.

“Doruk ve ben seninle rakip olmaktan her zaman onur duyduk! Bu defa dostumuz olarak da duyacağız!” dedi gülen gözlerle.

Birbirlerine sıkıca sarılırken Dora Onur’un kokusunda Doruk’u arar gibi içine çekti.

Aykırılarına binerken Dora Onur’a dönüp, “Asla veda değil..! Küçük bir ara! Görüşmek üzere,” deyip ikiye ayrılan yolun karışıklı yollarına ilerleyip kırımızı ve mavi ok gibi gözden kayboldular.

Dora iyice uzaklaşınca durdu. Asil’den inip onun yüzünü tuttu.

“Asil benimle gelemezsin dostum. Artık ayrılma vakti! Ben buradan sonra kendi aracımla devam edeceğim. Sen ait olduğun yere dönebilirsin! Burdan sonrası tehlikeli. Seni de peşimden sürükleyemem! Artık özgürsün dostum!” deyip sarıldı ona.

Asil bunu istemediğini Dora’yı iterek cevap verdi. Asık suratla bakıp bu kararı onaylamadığını gösterdi.

“Bak Asil senden ayrılmak benim de isteyeceğim son şey! Ama Karanlık’la olan mücadelede aldığın yara bana seni bırakmam gerektiğini söylüyor! Canının benim yüzünden daha fazla yanmasına göz yumamam!” dedi.

Asil hiç olmadığı kadar sinirli baktı Dora’ya.

Dora Asil’i bırakmak istemesede kopan parçası onu bu kararı almaya zorluyordu.

“Git hadi!” diye bağırdı.

Asil geri gitmeyince tekrar,”GİT..!” diye bağırdı.

Asil kalbi kırılmış olarak arkasını dönüp giderken Dora arkasından, “Sana da benin yüzümden bir şey olmasına dayamam!” dedi.

Bilegine sarılı metal ipi çekip kırbaç gibi yere savurdu.

Kendi aracı savrularak ipten kopup yolda belirdi.

Midye kabuğu gibi açılan aracına dokunup binerken gözü hâlâ Asil’in gittiği yöndeydi.

Dora gözlerini tekrar yola çevirip hızla ateş gibi doğan güneşin altında ilerledi.

***

Emsalsiz’in Kalbi…Şehirde olağan dışı birşeyler oluyordu.

Binalar ekrana dönüşmüş Karamel hiç olmadığı kadar ciddi bakışlarla etrafa bakıyordu . Emsalsiz halkı dikkat kesilmiş onun ne söyleyeceğini merakla bekliyordu.

“Sevgili Emsalsiz Halkı olağanüstü bir durumu sizlere bildirmek için burdayım! Benim de bilgim dışında bir durum gerçekleşti. Sizlere bildireceğim ya da söyleyeceğim şey oldukça ilginizi çekecek! Detaylarını yöneticiler daha sonra verecek ama en önemli kısmı ben açıklayacağım! Sıkı durun! Emsalsiz Takımlarına yeni bir takım daha dahil oldu!” dedi.

Halk bir anda şaşırıp uğultular yükseltti.

Karamel eliyle susmalarını işaret edip konuşmasına devam etti.

“Dördüncü Takım olarak dahil olan takım diskalifiye takım aslında! Yani av başlamadan kural dışında hareket etttiği için ilk iki ava dahil edilmedi! Ceza olarak bununlada kalınmayıp takım da avcı sayısı da bir kişiye düşürüldü! Yanış duymadınız bir kişi! Şimdi sizlere yöneticisini ve tek avcısını açıklıyorum! dedi.

Ekranlar bir anda simsiyah oldu. Korkunç öfkeli bir kurt uluması duyuldu önce… Sonra kapkara gövdeli cam gibi mavi gözleriyle dikkat uyandıran bir kurt ekranlarda belirdi. Kurt hızla koyboldurken siyah bur silüet belirdi. Silüetin alt kısmında ismi yazıyordu.

Doruk Kuzey! Kurt takımı lideri ve Takımlar Lideri!

Emsalsiz halkı çığlık çığlığa bağırırken Karamel göründü tekrar.

“Henüz kendisi burada yok ama takım yöneticinin ismini takdim edeyim DİPSİZZZ!”diye bağırdı.

***

Yönticiler binası karanlık aydınlanırken iki yönetici yanyanaydı.

Okyanus Hanım öfkeli görünüyordu. Yanında duran karanlık siluete, “Emsalsiz Avı’ndan çıktılar sayende!” dedi azarlayarak.

Silüet olabildiğince sakin koltuğunda oturup, “Kuralları ben koydum! Bir daha geri dönemezler!” dedi.

Okyanus Hanım iyiden iyiye deliye döndü.

“Dipsiz beni delirtme Dora ve Onur senin yüzünden gitti. Doruk, ona ne cevap vereceksin! Dora’yı sorduğunda ne diyeceksin?”

“Onların geri gelmeyeceğini!”

“Doruk! Onun öfkesinden nasıl kurtulacaksın? Geri gelmeyecek avcılar! Neyi nasıl anlayacaksın?”

“Onlar gelmezlerse biz onlara gideriz!”

Yöneticiler binası ne kadar karışıksa insalarda yeni durumu anlamaya çalışarak şehrin her yerinde yeni takımı tartışıyordu.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz