Masmavi gökyüzü, şarkılı bir rüzgar, güneşin ışığını sonuna kadar yansıtan parıltılı Emsalsiz suları, hiçbir şey Emsasiz’in Kalbi’nde final avının karanlığını bastırmaya yetmiyordu. Geçen sezonun son avında, Elzem Erk ve Sonsuz Son’un geçmiş av gösterisinden ve onların korkunç biçimde ölmelerini seyretmelerinden sonra insanlar artık daha gergindi. Kimsenin favori takımı yoktu. Bir süredir düşündükleri tek şey Elzem ve Sonsuz’du. Nadiren de olsa Dora, Doruk ve onlarla birlikte kayıp avcıların da tıpkı Elzem ve Sonsuz gibi bir sonun onları beklemesiydi. İnsanlar Dora ve diğerlerinin de aynı sonu paylaşıp yok olmalarını istemiyordu. Onlardan ne bir haber alabiliyorladı ne de doğru dürüst bilgi verilmişti. Final avının yapılıp yapılamayacağı bile belirsizdi. Yöneticiler Binası suskun, takımların bunları ise bomboştu. Anka Takım binasının terkedilmiş havası diğer iki takım binası içinde geçerliydi. Aynı kalmaya çalışan sadece Nota’nın Kalbi gibi görünse de orada da durum pek farklı görünmüyordu. Avcıların ortada olamamasından dolayı sadece tenha değil, aynı zamanda kullanılmamaktan dolayı küsmüş bir Nota makinası vardı. O denli bunalmıştı ki bu durumdan, artık boş boş aynı bardakları oradan oraya taşıyan garsonlara laf atıyordu.

“Heyy!!! Aynı kadehi yıkamaktan cam eridi. Ne zaman bırakmayı düşünüyorsun?” diye ciyaklayarak laf attı. Oralı olmayan gorson mutfağa geçerken arkasından, “Boşuna duymamazlıktan gelme! Aynı yerde yürümekten yerde izin var! Giydiğin önlük kalıp gibi üzerinde yapıştı. Kek kalıbı mı eritilmiş demir mi anlamak imkansız!” diye bağırdı. Onu delirtmekte kararlı görünüyordu.

Garson sonunda dayanamayıp mutfaktan bağırarak, “EĞER O GEREKSİZ ÇENENİ KAPATMAMAKTA ISRAR EDERSEN TÜM VİDALARINI SÖKMEKTEN ÇEKİNMEM!”diye tehdit etti.

“Ahhh..! Seni küçük aptal! Unutttun galiba, benim vidalarım yok tatlım. Üzgünüm ama boş tehdit. Hem ayrıca beni kırmaya kimse cesaret edemez!”

“Yaa öyle mi? Seni kim alacakmış elimden? Söyle bakalım,” diye tehditkâr biçimde söylenip mutfaktan çıktı. Koşar adım Nota makinasının yanına geldi. Elinde koca bir sobayla dikilip, “Nerenden başlamamı istersin?” diyerek pis öfkeli bir bakış attı.

“Hah, hah, hah!!! Çok korktum! İstersen bir denemeye kalk! Ama iyiliğin için önermem. Benim kime ait olduğumu unutuyorsun galiba.”

Garson birden hatırlayıp havaya kaldırdığı sopayı yavaşça indirdi. Bozulmuş yüzünü zoraki düzeltip ağzını yamultarak, “Bu kadar cüretkar ve şımarıklığın canıma yetti. İstifa ediyorum.” diyerek mutfağa gitti.

Diğer gorson onu bu fikrinden vazgeçirmeye çalışıp teselli ederken Nota makinası abartılı bir kibirle, “Bana kimse dokumaz,” diye mırıldandı kendi kendine.

Emsalsiz’in Kalbi’nde tüm bunlar yaşanırken yeni başlangıcın ve eskinin savaşı, başlamak için artık nefes alıp veriyordu.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz